16 Ekim 2012 Salı

İslamda Astronomi




Müslümanlığın ilk yıllarından itibaren dini günlerin namaz ve oruç saatlerinin belirlenmesine yarayacak astronomi bilgisi islâm ülkelerinde daha da önem kazanmıştı. Kıble doğrultusunun belirlenmesi de bir bakıma astronomi bilgisi gerektiriyordu.


Astronomi ve astrolojiyle ilgili yapılan bu yoğun çalışmalar, matematik, coğrafya, fizik, kimya ve tıp alanındaki gelişmelere büyük katkılar sağlayacaktır.


İslâm dünyasının astronomiye en önemli katkısı, ilk kez modern anlamda gözlem evlerinin kurulmuş olmasıdır. Eski Yunanlılar, astronomik bilgiyi yeni gözlemlere gereksinme duymadan filozofik yollarla geliştirmeye çalışırken, İslâm ülkelerinde gözlem yapmanın önemi kavranmış, bu amaçla büyük gözlem evleri kurulmuştur. Bu gözlem evlerinde yeni âletler geliştirilmiş, çok sayıda astronom yetiştirilmiştir.


İslâm dünyasının astronomi bilimine etkisi öylesine büyük olmuştur ki bugün parlak yıldızların bütün dünyada kullanılan isimleri genellikle Arapçadır. Hâlâ kullanılan astronomik terimlerin de bir çoğu İslâm kaynaklıdır.


Müslüman astronomların, matematiğin astronomiye uygulanışında geliştirdikleri yeni yöntemler, hem matematik hem de astronomiye kesin boyutlar kazandırmıştır. Örneğin, müslümanlar, kirişler hesabı yerine trigonometriyi ve sinüsler hesabını kullanmış, böylece gezegenlerin hareketiyle ilgili hesaplama tekniklerinde daha önce ulaşılanın çok ötesinde bir mükemmelliğe erişmişlerdir.


El Battani astronomi konusunda birçok gözlemler yapmış ve bu gözlemler sonucu da yeni keşifler bulmuştur. Bunlardan en önemlisi bir güneş yılının 365 gün, 5 saat, 46 dakika ve 24saniyeden oluştuğunu bulmasıdır. Bu keşif günümüz ölçümlerine son derece yakındır.


Bu gözlemlerle Güneş'in görünür hareketindeki düzensizlikleri incelemiş, düğümler noktasının yılda 54".5 kaydığını göstermiş ve ekliptiğin ekvator düzlemiyle 23°35' 'lık bir açı yaptığını ölçmüştür.